MENU

Pozitif Doğum Hikayeleri

 

NURSEL’İN DOĞUM HİKAYESİ

 
Heyecanla beklediğimiz o gün, her zaman şakasını yaptığımız üzere beklediğimizden erken gerçekleşti. Öyle ki 3 hafta önce işten ayrılma planım bile gerçekleşemedi ve ben neredeyse iş yerinde doğumumu gerçekleştiriyordum :) Yersiz ve önemsiz gördüğüm bir kanama sonrası doktorumdan görüş almak  üzere 36+6. günde bir Cuma günü öğleden sonrası kontrole gittik ve hiç beklemediğimiz bir şekilde doktorum doğumun başladığını, 3 cm açıklığın olduğu, bebeğin dış dünya ile temasının başladığı ve hemen yatış yapmam gerektiğini söyledi. Ve ekledi "Nursel yarın sen anne olacaksın, Aytaç da baba" :) ve o efsane gerçek oldu, daha doğum çantamız bile hazır değildi ve ben hastane içinde "bedenim hazır ama ruhum değiiiiiil" diye bağıra bağıra geziniyordum. O anda gerçekten sanki anne olmaya hazır olmayışım suratıma tokat gibi çarpmıştı. Halbuki her gün aynanın karsısında annecim diye Deniz'le büyük bir hevesle konuşan bendim. Ve sonra gelsin yakınlara haber vermeler, onları inandırmalar (evet bazıları inanamadı), hastaneye yatış ve bekleyiş... 
 
Başından beri normal doğum isteyen biri olarak cahil cesareti belki ama etkilenebilecek olmam düşüncesi ile normal doğum ile ilgili yakınlarımla konuşmalarım dışında detaylı bir şey okuyup izlemedim. Ta ki doulam Tülin’in beni arayıp o müthiş sakinleştirici ve pozitif sesi ile bana bu süreçten biraz bahsedene kadar. Her ne kadar istediğimiz ölçüde çalışmalar yapamasak da (erken doğum nedeni ile) doğum anında haber vermemle yanımda olması, rahatlatıcı masajları, nefes çalışmalarımız suni sancı ve sonrasında gerçekten işime en çok yarayan şeylerdi. Doğum sırasında gerçekten güvendiğiniz ve işinde profesyonel birinin (eş akraba dışında) yanınızda olup, size dayan demesi ve sizi sakinleştirerek doğum sürecini rayına sokması doktorunuzun iyi olmasından  sonra ihtiyaç duyduğunuz en önemli şey imiş. Yaşamadan değeri anlaşılamayacak doulalık deneyiminin sonuna kadar destekçisiyim. Güzel kızımı kucağıma alırken doulamın "Nurselcim bittii" deyişi hala kulaklarımda :) 
 
Kendisine çok teşekkür ediyor ve bu unutulmaz anımda en büyük destekçilerimden biri olması sebebiyle de ayrıca kendisine şükran duyuyorum.

 

GÜLÇİN’İN DOĞUM HİKAYESİ

 
Hamilelik testinin pozitif çıkması ile başlar doğum hikayesi… Güzel, zorlu ve heyecanlı bir yolculuk başlamıştır artık. 
 
Ben ilk test sonucunu gördüğümde, heyecandan ellerim titremiş mutluluktan uçacak gibi olmuştum. Tabii bu mutlulukların başlangıcıydı daha... Kalp atışlarını duyduğumda gözyaşlarını tutamamıştım. Düşünsenize, artık vücudumda kendi kalbim haricinde bir kalp daha atıyordu. İlk sözüm, kalbimizin beraber atmasını sağlayan Yaradana şükürler olsun oldu. Mükemmel bir tecrübeydi hamile olmak. Benim üçüncü çocuğumdu Lina, ama yine de farklıydı. Sanki daha önce bu tecrübeyi hiç yaşamamıştım. Hep aklımdan bu çocuğu da  normal doğurabilecek miyim, bir aksilik olursa ne kadar üzüleceğim diye düşünüyordum. Bir aksilik olmaması için her gün dua ettim. Tabii bu dönemde sevgili doulam Tülin’in yardımlarını hiç unutamam. Her zaman yanımdaydı ve bana destek oluyordu. Doğum öncesi, doğum sonrası ve tabii ki en önemlisi doğum esnasında. Eşimle gittik sancılarım başladığında hastaneye. Eşim o kadar heyecanlıydı ki, kendimle mi uğraşayım, eşimle mi gerçekten şaşırmış durumdaydım. En son eşim bayılmamak için biraz uzandığında, Tülin hastane odasını kapısından girdi, ve işte o am çok mutlu oldum. Çünkü artık yanımda sakin ve bana yardım edecek biri vardı. Gerçekten o anda birisinin size masaj yapması, nefes tekniklerini kulağınıza fısıldaması o kadar önemli ki... Sancılar sıklaşmış ve doğum odasına girmiştik. Artık kızımla kavuşmamıza çok az kalmıştı. Uzun bir yolculuk burada sona eriyordu. Her anı çok güzel ve çok özeldi. Kızım doğmuştu. 
 
Artık kocaman beş kişilik bir aile olmuştuk. Hep hayalini kurduğum kocaman büyük bir aile... Tüm desteğin ve emeğin için sana sonsuz teşekkürler doula Tülin Kumbasar. Artık sen de ailemizin bir parçasısın, seni seviyoruz.